Yola nasıl çıktım?
Bunu birkaç hasta sordu. "Hocam siz neden odyolog oldunuz?" Cevap kısa değil.
2014 yılıydı. Odyoloji bölümünü kazandığımı görünce ailem önce şaşırdı. "Odyoloji ne demek?" dediler. O zamanlar Türkiye'de bu meslek henüz çok bilinmiyordu. Doktorluğa benzer ama doktorluk değil — bunu açıklamak iki yılımı aldı.
Lisans dönemindeki staj günlerimden aklıma kazınan bir şey var: işitme cihazı takmak teknik bir iştir, ama asıl mesele insanların yeniden bağ kurabilmesidir. Yalnız yaşayan yaşlı bir bireyin telefonda yakınıyla sohbet edebilmesi, sofraya yeniden katılabilmesi — mesleğin neden anlamlı olduğunu bana bu gösterdi.
Aynı dürüstlük çabasının kişisel hâli şu notta.
Mezun oldum, klinik uygulama eğitimimi tamamladım. Eğitimimi JCI akreditasyonlu bir kurumda tamamladım; klinik uygulama sertifikamın numarası 2018-075. Bunu sayfalarda yazmamın sebebi övünmek değil, hastalarıma standardımı göstermek. Bir odyologun nereden geldiği önemli — hangi ekiple çalıştığı, hangi protokollerle yetiştiği.
2023'te Çankaya'da kendi merkezimi açma kararı ürkütücüydü. Ankara'da onlarca işitme cihazı merkezi vardı. Niye yeni biri açacaktım ki? Cevabım o günlerden bugüne aynı: çünkü yapılan işin %80'i merkez standartlardan uzak görünüyordu. Hastalar yarım saatlik testlerle, REM olmadan, takip planı olmadan cihaz alıyorlardı. Bu yapıyı değiştirmek istedim — kendi merkezimde, kendi kurallarımla.
İlk yıl zordu. Hasta gelmiyordu. Reklam vermiyordum çünkü inanmadığım şeyleri yazmak içime sinmedi. Bir gün, bir hasta — emekli polis, 67 yaşında — bir hastaneden yönlendirilmemiş, kendi başına gelen ilk hastam. İki saat oturduk. Tam odyometri, REM, NAL-NL2 reçete. Cihazı taktığında "Ben 5 yıldır kızımın sesini bu kadar net duymamıştım" dedi. O hafta evde uzun düşündüm. Reklam para kazandırır ama bu hastanın ailesine söyleyeceği şey her şeyden değerli. Hâlâ aynı yolda yürüyorum.
2023'te merkezi kurmuş, 2026'dayız. Merkezde 5 yıllık takipteki hastalarım var. 2018'de cihaz taktığım emekli polis bey hâlâ geliyor — pil değiştiriyoruz, ayar revize ediyoruz. Bu süreklilik, mesleğin asıl ödülü. Bir de — şu yazıları okuyan birisi varsa: yazdıklarım reklamcı dilinde değil çünkü başka türlü yazmayı bilmiyorum. Hastama merkezde ne diyorsam, o şekilde yazıyorum. Bu sayfayı bitirip, bir sonraki hastam için odaklanacağım.