Bu his çok yaygın — ve büyük çoğunluğu çözülür
Cihaz taktıktan sonraki ilk birkaç gün — bazen 2 hafta — şu cümleyi sık duyarım: "Mehmet Ali bey, kendi sesim kafa içinde yankılanıyor. Sanki tüpün içinde konuşuyorum. Çiğnerken sesi tuhaf geliyor." Bu çok yaygın bir şikayet, ve bir adı da var: okluzyon efekti (occlusion effect). İngilizcede aynen kullanılan bir terim, Türkçede tıkayıcı etki diyebiliriz.
Şunu net söyleyeyim: okluzyon nadir ya da garip bir durum değil. Cihaz takanların yaklaşık %30-40'ı ilk 1-3 haftada bunu yaşıyor. Ama daha önemlisi: çoğu durumda kalıcı değil. Ya beyin alışıyor (4-6 hafta), ya da klinikte ufak bir ayar / kalıp değişikliğiyle çözüyoruz. Bu yazıda neden olduğunu, kendi başınıza ne yapabileceğinizi ve klinikte neyi düzelttiğimizi anlatacağım.
Neden kendi sesim böyle geliyor — fizyolojiye 60 saniye
Konuştuğumuz zaman ses iki yoldan kulağımıza ulaşıyor. Birincisi hava yolu: ağzımızdan çıkıyor, hava ile kulağımıza giriyor, kulak zarı titriyor, oradan iç kulağa gidiyor. Bu, başkalarının duyduğu yol. İkincisi kemik yolu: çene-kafa kemiklerimiz titriyor, titreşim doğrudan iç kulağa geçiyor. Bu, kendi sesimizin "iç kısmını" duyduğumuz yol.
Normalde bu iki ses dengeli karışır, biz de "kendi sesimi" tanırız. Cihaz takıldığında ne oluyor? Kulağa bir tıkaç koymuş gibi olur. Cihazın domu ya da kalıbı kulak kanalını kısmen / tamamen kapatıyor. Bu durumda:
- Hava yolu sesi cihazın hoparlöründen filtrelenmiş geliyor (bu kısım istediğimiz)
- Kemik yolu sesi kapanan kanalda hapsoluyor — dışarı çıkamıyor, kulak zarına 5-10 dB daha yüksek olarak çarpıyor
İşte size kendi sesinizin yankılanması. Kemik yolundan gelen düşük frekanslı (kalın) sesler, normalde dışarıya açılan kanaldan kaçacak ama cihaz kanalı tıkadığı için içeride kalıyor. Bu yüzden özellikle "u, o, m, n" gibi sesler size daha güçlü, daha "boğuk" geliyor. "Su" derken "s-u-u-u" gibi uzun bir yankı hissedebiliyorsunuz. Çiğnerken çene kemiği titreyişi de aynı şekilde artıyor — yemek yerken "bu ne ki" diyorsunuz.
Kimler daha çok yaşar?
Okluzyon herkeste eşit yaşanmıyor. Daha çok yaşayanlar:
- Hafif - orta düşük frekans kaybı olan hastalar (cihazın kapadığı düşük frekanslar, hastanın doğal duymadığı frekanslar değil — kulak hâlâ duyabilirken cihaz tıkıyor)
- Tam kanal kalıplı (CIC, IIC) cihaz kullananlar — kalıp kanalı tamamen kapatıyor
- Kapalı dom (closed dome / power dome) seçilmiş hastalar
- Vent (havalandırma deliği) küçük tutulmuş ya da hiç olmayan kalıplar
Klinikte yaptığımız düzeltmeler — 4 farklı çözüm
1. Vent boyunu artırmak (kalıp varsa)
Eğer cihazınızın kalıbı varsa (kulak içi cihaz ya da kulak içi kalıp), kalıbın içinde bir vent deliği var — yani havalandırma kanalı. Bu deliği bizim laboratuvarda büyütüyoruz. 1 mm vent yerine 2 mm, gerekirse 3 mm. Bu, hapsolan düşük frekansların dışarı çıkmasına izin veriyor — yankı ya tamamen kayboluyor ya da hissedilmeyecek kadar azalıyor.
Ödün: Vent büyüdükçe cihazın bazı sesleri "kaçırma" ihtimali artar. Bu yüzden hassas bir denge — yazılımda bunu telafi ediyoruz.
2. Daha açık dom seçimi (RIC cihazlarda)
Phonak, Oticon, ReSound gibi RIC cihazlarda dom dediğimiz silikon uç çeşitlilik gösterir: open dome (açık), tulip / vented dome (yarı açık), closed / power dome (kapalı). Çoğu zaman okluzyon yaşayan hastayı bir kademe daha açık doma geçiriyoruz. Açık dom kanalı tıkamadığı için kemik yolu sesi serbestçe dışarı çıkıyor.
Ödün: Açık dom amplifikasyonu sınırlandırır. Şiddetli işitme kaybında kullanılamaz, çünkü ses geri besleme (whistling) yapar. Hastanın kayıp seviyesi orta düzeyde ise mükemmel çözüm.
3. Yazılımda düşük frekans (low-cut) ayarı
Eğer mekanik çözüm uygun değilse, programlama yazılımında 250-500 Hz arası düşük frekansları kademeli olarak azaltıyoruz. Bu, hapsolan kemik yolu sesinin algılanma şiddetini düşürür. Ama dikkatli yapmamız gerekiyor — çünkü düşük frekanslar konuşmanın "doluluk" hissini taşır. Çok azaltırsak ses ince ve cızırtılı geliyor.
Bu ayarı REM ile (Interacoustics Callisto cihazımızla) doğruluyoruz. Yazılım ekranında "yaptım" demek yetmez — kulağında ölçmek lazım.
4. Kişiye özel kalıp (custom mold) çıkarma
Standart dom işe yaramıyorsa, hastanın kulak izini alıp kişiye özel akrilik kalıp yaptırıyoruz. Bu kalıp tam kulak kanalına oturuyor, ama biz vent boyutunu, dom sertliğini, kanaldaki uzunluğu hastaya göre belirliyoruz. Bu, en uzun süren ama en kalıcı çözüm — özellikle kalıbın aktarılan ses ile kemik yolu yankısı arasındaki dengeyi tam ayarlamamızı sağlıyor.
Evde kendiniz deneyebileceğiniz 3 şey — klinikten önce
Klinikten randevu almadan önce şunları test edebilirsiniz. Bunlar tanı için değil, durumu daha iyi anlamamız için.
Test 1: Cihazı çıkarıp aynı şeyi söyleyin
Cihazları çıkarın, aynı kelimeyi (mesela "merhaba" ya da "ev") yüksek sesle söyleyin. Sonra cihazları takıp aynı kelimeyi tekrar söyleyin. Fark var mı? Cihazsız da yankı var mı? Yoksa sadece cihazla mı?
Sadece cihazla varsa, klasik okluzyon. Cihazsız da varsa, başka bir şey olabilir (orta kulak, kulak kiri tıkanması, sinüs problemi).
Test 2: Tek cihaz - çift cihaz farkı
Çift cihazlıysanız, sadece bir tanesi takılıyken konuşun. Sonra diğerini takıp tekrar konuşun. İki taraflı eşit yankı var mı, yoksa bir taraf daha mı yoğun? Bir tarafta yoğunsa, o taraftaki kalıbın vent ya da dom sorunu olabilir.
Test 3: Çene açma kapama
Cihaz takılıyken ağzınızı normal kapalı tutun. Sonra dişlerinizi sıkın, sonra ağzınızı 1-2 cm açın, kapatın. Yankı çene pozisyonuyla değişiyor mu? Eğer açık ağızda yankı çok azalıyorsa, klasik kemik yolu yankısı — vent çözer. Değişmiyorsa elektronik (yazılım) ayar gerekiyor.
Bu 3 testin sonucunu kliniğe geldiğinizde söyleyin — biz hangi yöne gideceğimize daha hızlı karar veririz.
Beyin alışması: 4-6 hafta beklemek mantıklı mı?
İlk hafta sonu hâlâ yankı varsa "biraz daha bekleyelim" diyebilir miyim? Evet, ama koşullu.
Beyin yeni cihaz seslerine 4-6 haftada uyum sağlar. Bu süre içinde hafif bir okluzyon (1-3 günlük yorgunluk hissi) genelde azalır. Çiğneme yankısı, kendi sesin tüp gibi gelmesi — bunlar adaptasyonla kısmen azalır. Ama belirgin yankı, baş ağrısı, dolgunluk hissi 7-10 günden sonra hâlâ varsa, beklemeyin. Cihaz ayarı yanlış kaldıysa beyin onu hiçbir zaman tam tolere etmez.
Bizim klinikte standart program: ilk hafta sonu kontrol, 14. gün kontrol, 1. ay kontrol. İlk haftadaki kontrolde okluzyonu zaten konuşuyoruz — eğer rahatsızlık 7 üzerinden 5 ve üzerindeyse müdahale ediyoruz. Beklemiyoruz.
Klinikte bir hasta — gerçek bir gün
Geçen ay Sevda hanım geldi, 64 yaşında, Kavaklıdere'den. 3 hafta önce başka bir merkezden CIC tarzı bir cihaz almış. "Mehmet Ali bey, kendi sesim kafa içinde rezonans yapıyor, çiğnerken konsere gitmiş gibi oluyorum. Bana 'alışırsın' dediler ama alışamıyorum, yemek yerken cihazı çıkarıyorum."
Cihazı inceledim, vent yok — tam kapalı kalıp. CIC cihaz, yani tam kanala oturan tip. Düşük frekans kaybı 25 dB seviyesinde, yani hafif kayıp. Klasik okluzyon profili. Hasta kanalı doğal kullanabiliyor, cihazsız 250-500 Hz duyuyor, ama cihaz kanalı tıkayınca kemik yolu yankısı patlıyor.
İki seçenek anlattım. Birincisi: kalıba 2 mm vent açmak. İkincisi: CIC'den vazgeçip bir RIC cihaza geçmek (open dom, çok daha az tıkama). Sevda hanım "yaptır" dedi vente. Aynı gün laboratuvarımızda işlem yaptık (yarım saat), REM'le yeniden ölçüm aldık (Callisto), 1 hafta sonra kontrol — yankı %80 azalmış. "Şimdi konuşunca kendimi tanıyorum" dedi. Bu cümle benim işimde en güzel cümlelerden biri.
Bu çözüm Sevda hanım için çalıştı. Sizin için ne işe yarar, kulağınızı incelemeden, kalıp tipinizi görmeden ve hangi cihazınız olduğunu bilmeden söyleyemem. Ama söyleyebileceğim şu: çekilebilir bir şey değil. Çoğu zaman 30-45 dakikalık bir randevuda çözülüyor.
Son notlar
Cihazı reddetmeyin — önce konuşun
Bazı hastalarımızın yaptığı şey: 1 hafta sonra "olmadı" deyip cihazı geri getirip iade ediyor. Bunu yapma hakkınız var (14 gün koşulsuz iade), ama önce yankı sorununu konuşun. Çoğu zaman yankı çözülünce cihaz hayat kalitesini bambaşka düzeye çıkarıyor. Bir saatlik bir ayar, 5 yıllık bir farkı yapar.
İade ediyorsanız sebep "okluzyon" mu, başka bir şey mi?
14 gün içinde iade edenlerin yaklaşık yarısı, gerçek sebep cihaz değil okluzyon ya da fitting yetersizliği. Yani aslında doğru ayar yapılsaydı kalmak isteyeceklerdi. Bu yüzden iade etmeden önce mutlaka bir kontrol seansı isteyin — herhangi bir merkezden alındıysa bile.
Aile büyüklerinde dikkat
+75 yaş hastalar bazen yankıdan çok rahatsız olur ama bunu söylemez — "ben karıştırırım, bekleyelim" deyip ısrarla taşır. 2 hafta sonra "bu cihaz olmadı, ben bunu kullanamam" diye gelir. Aile büyüklerine ilk hafta düzenli sorun: "Sesin sana nasıl geliyor? Yankı var mı?" Onlar mutlaka söylemiyor.
Randevu için
Yankı şikayetiniz varsa, cihaz hangi merkezden alındı fark etmez, kontrol seansı için 0555 189 00 06'dan arayabilir, WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Eğer cihaz bizim klinikten alınmadıysa, sadece kontrol-değerlendirme ücretiyle (cihaz garantisi koşullarını korumak için) bakıp size raporu vereceğim. Bizim cihazımızsa ücretsiz, randevu açtırın gelin.
İlk randevuda yapacağımız iş: kulak izi alma değil, cihaz inceleme + kalıp/dom kontrolü + dinleme + kısa REM ölçümü. 30-45 dakika sürer. Sonunda size üç şey söyleyeceğim: 1) Yankının kaynağı nedir, 2) Vent / dom / yazılım çözümlerinden hangisi sizin için uygun, 3) Çözüm ne kadar zaman alır.
Saygılarımla, Mehmet Ali Onbaşıoğlu — Odyolog, Çankaya Kavaklıdere.