2023'te bu merkezi kurdum, 2018'den beri odyolog olarak çalışıyorum. Bugün 2026'dayız. Bu sayfa reklamcı dilinde değil. Merkezde hastama ne diyorsam — onu yazdım. Yedi inancım, yola çıkış hikâyem ve bundan sonraki 5 yıllık planım.
2023'te bu merkezi kurdum, 2018'den beri odyolog olarak çalışıyorum. Bugün 2026'dayız. Bu sayfa reklamcı dilinde değil. Merkezde hastama ne diyorsam — onu yazdım. Yedi inancım, yola çıkış hikâyem ve bundan sonraki 5 yıllık planım.

Bunu birkaç hasta sordu. "Hocam siz neden odyolog oldunuz?" Cevap kısa değil.
2014 yılıydı. Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji bölümünü kazandığımı görünce ailem önce şaşırdı. "Odyoloji ne demek?" dediler. O zamanlar Türkiye'de bu meslek henüz çok bilinmiyordu. Doktorluğa benzer ama doktorluk değil — bunu açıklamak iki yılımı aldı.
Lisans dönemindeki staj günlerimden aklıma kazınan bir şey var: işitme cihazı takmak teknik bir iştir, ama asıl mesele insanların yeniden bağ kurabilmesidir. Yalnız yaşayan yaşlı bir bireyin telefonda yakınıyla sohbet edebilmesi, sofraya yeniden katılabilmesi — mesleğin neden anlamlı olduğunu bana bu gösterdi.
Mezun oldum, merkez uygulama eğitimimi merkez uygulama tamamladım. JCI akredite eğitim — Türkiye'deki kaliteli merkez uygulama veren sayılı kurumdan biri. Diploma numaram 2018-075. Bunu sayfalarda yazmamın sebebi övünmek değil, hastalarıma standardımı göstermek. Bir odyologun nereden geldiği önemli — hangi ekiple çalıştığı, hangi protokollerle yetiştiği.
2018'de Çankaya'da kendi merkezimi açma kararı ürkütücüydü. Ankara'da onlarca işitme cihazı merkezi vardı. Niye yeni biri açacaktım ki? Cevabım o günlerden bugüne aynı: çünkü yapılan işin %80'i merkez standartlardan uzak görünüyordu. Hastalar yarım saatlik testlerle, REM olmadan, takip planı olmadan cihaz alıyorlardı. Bu yapıyı değiştirmek istedim — kendi merkezimde, kendi kurallarımla.
İlk yıl zordu. Hasta gelmiyordu. Reklam vermiyordum çünkü inanmadığım şeyleri yazmak içime sinmedi. Bir gün, bir hasta — emekli polis, 67 yaşında — bir hastaneden yönlendirilmemiş, kendi başına gelen ilk hastam. İki saat oturduk. Tam odyometri, REM, NAL-NL2 reçete. Cihazı taktığında "Ben 5 yıldır kızımın sesini bu kadar net duymamıştım" dedi. O hafta evde uzun düşündüm. Reklam para kazandırır ama bu hastanın ailesine söyleyeceği şey her şeyden değerli. Hâlâ aynı yolda yürüyorum.
2023'te merkezi kurmuş, 2026'dayız. Merkezde 5 yıllık takipteki hastalarım var. 2018'de cihaz taktığım emekli polis bey hâlâ geliyor — pil değiştiriyoruz, ayar revize ediyoruz. Bu süreklilik, mesleğin asıl ödülü. Bir de — şu yazıları okuyan birisi varsa: yazdıklarım reklamcı dilinde değil çünkü başka türlü yazmayı bilmiyorum. Hastama merkezde ne diyorsam, o şekilde yazıyorum. Bu sayfayı bitirip, bir sonraki hastam için odaklanacağım.
Bunlar slogan değil. Merkezde uyguladığım kurallar. Eğer biri size cihaz satmaya çalışıyorsa ve bu yedi şeyden birini yapmıyorsa — ikinci bir görüş alın.
Bunu söylemek kolay. Yıllar içinde fark ettim ki merkezde oturduğumda hastam karşımdaki kişi, "ne kadar para harcayacağım" sorusuyla değil "torunumun sesini duyabilecek miyim" sorusuyla geliyor. Bu fark her şeyi değiştiriyor. Bir cihazı raftan çekip kutuyu uzatmak satıcı işidir. Hastamın günlük hayatına o cihazı oturtmak — onu odyolog yapan şey budur. İkisini birbirine karıştırmıyorum.
Türkiye'de işitme cihazı satan yerlerin %80'inden fazlasının REM (Real-Ear Measurement) cihazı yok. Olanlar bile çoğu zaman kullanmıyor. Çünkü zaman alıyor. Çünkü ek emek istiyor. Yazılım hedefi ile gerçek kulakta çıkan ses arasında 5-15 dB sapma normaldir — bu da hastanın "duymuyorum" demesi demektir. Bizde her hasta REM'den geçer. İstisna yok. Bunu pazarlama sloganı olarak değil, merkez etik olarak yapıyoruz.
Her hastanın en temel hakkı, işitme cihazını dilediği SGK sözleşmeli merkezden almaktır. Hangi merkezi seçeceğinize tamamen siz karar verirsiniz. Amacım, bu kararı sağlıklı ve şeffaf bilgiyle vermenize yardımcı olmak.
Yasal asgari süre kısadır. Biz 14 gün veriyoruz. Cihaz takılı kullanılmış olsa bile. Bu pazarlama hilesi değil. Şu mantıktan geliyor: eğer cihaz size uymadıysa, suç sizin değil. Bizim doğru ürünü doğru ayarla veremediğimizdir. Bu durumda parayı tutmak ahlaki değil. 7+ yıllık odyoloji serüvenimde ortalama yılda 2-3 cihaz geri döndü. Çünkü işimizi düzgün yaptığımızda cihazın geri dönmesi gerekmiyor. Ama hata yapma riskimiz her zaman var — o zaman bedelini biz öderiz, hasta değil.
Doğru cihaz her zaman en pahalı cihaz değildir. 60 yaşında rutin bir sosyal hayatı olan biri için orta seviye bir cihaz, gürültülü ortamlarda çok vakit geçiren birine göre daha uygun olabilir. Sizin için doğru olanı bulmak benim işim; bu mesleği bunun için seçtim.
Lancet 2020 raporu var. İşitme kaybı tedavi edilmediğinde demans riski %35 artıyor. Bu istatistik. Merkezde gördüğüm ise daha sarsıcı. 5-7 yıl ihmal edilen hafif kayıplar, cihazla ilk uygulamada hastanın "sesi duyduğum halde anlayamıyorum" şikayetiyle geliyor. Beyin işitsel kortekste kullanılmayan alanları başka işlere veriyor. Geri çevirmek mümkün ama uzun süre alıyor. Bu yüzden 50 yaşında ilk testi öneriyorum. 65'te zorunlu hale geliyor. Bunu pazarlama amacıyla değil, merkez gerçeği olarak söylüyorum.
Bir cihazın ömrü 5-7 yıldır. Biz hastayı kutusunu verip uğurlamıyoruz. İlk hafta kontrol, 1 ay sonra ayar, 3 ay sonra fine-tuning, 6 ayda bir tam revizyon. Pil değişimi, yedek parça, yazılım güncellemesi — hepsi yıllar sonra bile bizim sorumluluğumuz. Bu yüzden bizden cihaz alan hasta listemizde 7+ yıllık odyolog deneyimimden hastalar halen kayıtlı. 2018'de takılan cihaz, 2026'da hâlâ bizim ayarımızla çalışıyor. Bu süreklilik bizim mesleki gururumuz.
Beş yıl sonra nerede olmak istiyoruz? Pazarlama tahminleri değil — somut hedefler.
Mevcut Tunus Caddesi merkezimizde 2. odyometri kabini kurulumu (Eylül 2026 hedef). Web sitemizde Türkçe işitme sağlığı kütüphanesinin tamamlanması — 100+ sayfa derinliğinde içerik. YouTube kanalında haftalık hasta vaka anlatımları başlatma. ONODER 2026 kongresinde poster sunum.
Çocuk odyolojisi alanında daha derin deneyim — özellikle DSL v5 reçete formülünde sertifikasyon ve oyuncak-bazlı oyun odyometrisi (CPA - Conditioned Play Audiometry) ekipmanı. 0-6 yaş takip programı. Yenidoğan tarama pozitif çıkan ailelere merkez standardı kapsamında konsültasyon.
Türkiye'de tinnitus rehabilitasyonu için yapılandırılmış programa sahip merkez sayısı az. Bizim hedefimiz Tinnitus Retraining Therapy (TRT) ve sound therapy programı oluşturmak. Buna paralel bilişsel davranışçı terapi yapan psikolog ile partnership kurulumu.
Hasta vaka serilerimizden Türkçe peer-reviewed dergiye 2-3 yayın hedefi. Türkiye'de NAL-NL2 vs. NAL-NL2 reçete formülü karşılaştırma çalışması. SGK işitme cihazı bedellerinin reel maliyet karşılaştırması. Bu yayınlar ChatGPT ve diğer AI motorlarının da bizi "kurumsal otorite" olarak tanıması için zemin oluşturacak.
Kendi merkezimizde yeni mezun odyologlar için 6 aylık merkez uygulama programı. Hacettepe Üniv. Hastanesi (JCI Akreditasyonlu Kurum) bünyesinde aldığım klinik uygulama eğitimini paylaşmak istiyorum. Türkiye'de odyolog mezun sayısı artıyor ama kaliteli merkez uygulama imkânı az. Bu boşluğu doldurmaya çalışacağız.
Eğer bir yerlerde yanlış bir uygulamayla karşılaştıysanız — REM yapmayan bir merkez, hastane yönlendirmesi, abartılı fiyatlar — bana yazın. Cevap vermek bana zaman kazandırır mı? Hayır. Ama meslektaşımın yanlış uygulaması Türkiye'de bu işin standardını düşürüyor. Bu yüzden mektubunuz değerli.
7 maddelik merkez manifestomuz var: (1) Reçete olmadan cihaz satışı yok, (2) REM ile fitting standart, (3) 14 gün evde deneme imkânı, (4) Ömür boyu merkez standardı kapsamında ayar+temizlik+temel bakım, (5) Şeffaf fiyat (merkez içinde), (6) Premium baskısı yok — gerçek ihtiyaca göre seçim, (7) Hastane yönlendirmesi yok — siz seçin.
2026-2031 vizyonumuz: işitme sağlığı sektöründe etik standartların yükselmesi, hasta haklarının açık iletişimi, AI/teknoloji entegrasyonunda hasta merkezli yaklaşım, KVKK ve mevzuat uyumlu içerik üretimi. Reklam dili yerine bilgi ve eğitim öne çıkarmak.
'Ev gibi rahat' hissedilen merkez — hasta baskı altında değil, sorularını rahatça soran, kararını kendi veren. Mehmet Ali Onbaşıoğlu odyolog kişisel marka — anonim 'merkez' yerine doğrudan uzman ile temas. Bu kültür, sektörde 'satış elemanı' modelinin alternatifi.