Klinik Notlar · 18 Ocak 2026

10 Yıllık Meslek Hayatımda En Çok Pişman Olduğum 3 Şey

Kişisel değerlendirme — 18 Ocak 2026
Yazar: Mehmet Ali Onbaşıoğlu, Odyolog Okuma süresi: ~7 dk Yayın: 18 Ocak 2026

Yazıyı yazmadan önce uzun düşündüm. Çünkü 'pişmanlık' kelimesi mesleki içerikte pek görmediğimiz bir başlık. Ama dürüst olmak gerek bazen.

8 yıl klinik deneyim oluyor neredeyse. (Lisans 2018'de bitirdim, kliniklerde de aktif staj yaptım — toplamda yaklaşık 10 yıl bu işle iç içeyim.) Yıllar boyunca yaklaşık 2.500 hasta gördüm. Aralarında bazı kararlarım vardı ki, geriye dönüp baksam farklı yapardım. Bunları paylaşmak istiyorum — hem kendi hesabımı tutmak için, hem de aynı hatadan başka odyologlar kaçınsın diye.

Birinci pişmanlık: Erken kariyerimde fiyat-baskısı altında karar verdiğim bir vaka.

2019 yılında bir hasta gelmişti — 65 yaşında, oldukça düşük gelirli, SGK'ya da emekli değil çalışan kategorisinde. SGK katkısı limitti, fark ödemesi gerekiyordu. Ben o zaman daha az deneyimliydim, hasta zorlukla ödeme yapacaktı. Ona orta segment cihaz önerdim — yeterli olur diye düşündüm. Halbuki kayıp profili daha güçlü amplifikasyon istiyordu, premium segment uygundu.

1 yıl sonra hasta geri geldi: 'Hocam ben memnun değilim, gürültülü yerde anlamıyorum.' Cihazı değiştirmek için tekrar SGK döngüsü gerekiyordu — 5 yıl beklemesi gerekti. Yanlış cihazla 5 yıl yaşadı. Bugün olsa, hastayla daha açık konuşurdum: 'Bu cihaz size yetmez, üst segmentin fiyat farkı X. SGK'nın 5 yılını harcamadan önce iyi düşünün' derdim. O zaman 'fiyat baskısına teslim olarak yanlış cihaz vermek' yerine 'doğru cihaz için kaynak yaratmaya yardım etmek' tercih edilirdi.

İkinci pişmanlık: REM'i daha geç yapmaya başladım.

İlk 1 yıl klinik pratiğim Hacettepe'deydi — orada REM standart uygulamaydı. Ama 2018'de kendi merkezimi açtığımda, ekonomik baskı nedeniyle REM cihazı (~600.000 TL) almak yerine başlangıçta 'sadece yazılım hedefi' kullandım. Bu 6 ay sürdü. O 6 ayda yaklaşık 80-90 hasta cihazlandı.

Audioscan Verifit 2'yi 2019'da aldım. Aldığım hafta eski hastalarımdan birini tekrar çağırdım — REM yaptım. Hedef ile gerçek arasında 11 dB sapma vardı. Hasta 6 ay düşük amplifikasyonla yaşamış. Düzelttik, 'Hocam ses bambaşka oldu' dedi. O an çok kötü hissettim — diğer 80 hasta da benzer sapmalarla yaşıyor olabilirdi.

Bütün eski hastaları 6 ay içinde aşamalı olarak geri çağırdım, ücretsiz REM yaptım, gerekli düzeltmeler yapıldı. Pahalı bir hata oldu — hem klinik kalite, hem mali olarak. Bugünden geriye baksam, REM cihazı olmadan hiç açılmazdım merkezi. 'Sonra alırım' yerine 'aletsiz iş yapma' kuralı daha doğru.

Üçüncü pişmanlık: Hastanın sosyal beklentisini bazen küçümsedim.

Bir genç hasta vardı — 24 yaşında, doğumsal işitme kaybı, üniversite öğrencisi. Ona güçlü amplifikasyon gerekli olduğu için BTE (kulak arkası) cihaz önerdim. Cihaz teknik olarak doğruydu. Ama hasta üzüldü: 'Hocam, ben görünmez bir şey istiyordum, kulağımda büyük bir şey görünmesin diye.' Ben 'BTE bu kayıp için zorunlu, RIC yetmez' dedim — teknik açıdan haklıydım.

Hasta cihazı aldı, taktı, ama bir hafta sonra bıraktı. 'Görüntüden rahatsız oluyorum, dışarı çıkamıyorum' dedi. 6 ay sonra başka merkeze gidip bir RIC almış. RIC yetersiz amplifikasyon veriyordu, hasta yine yarısını anlıyordu. Ama görünmezdi. Hasta 'duymak yerine görünmemeyi' tercih etti.

Bugün geriye baksam, RIC önerirdim — 'BTE klinik olarak ideal, ama RIC sizin için pratik olur, kabul edersek %75 fayda alırız %100 yerine' diye konuşurdum. Klinik mükemmellik ile hasta tercihi arasındaki dengeyi öğrenmem 2-3 yıl sürdü.

Genel bir mesaj: Hata yapmamış olmak iyi mi? Hayır. Hata yapmadan büyümüyoruz. Bu üç pişmanlığım sayesinde bugün daha iyi odyologum. Asıl mesele hatalardan ders almak ve tekrarlamamak.

Sizin vakanız nasıl?

İşitme sağlığınızla ilgili kişisel bir görüş almak ister misiniz?

📞 0555 189 00 06